Kaputa Lokal Boya Yapılır Mı?
Bir sabah, Kayseri’nin soğuk havası beni güne başlamak için iyice zorlamıştı. Yağmur yağıyor, ama bir yandan güneş de hafifçe kendini gösteriyor, tam o “gün geçer, umarım güzel olur” havası. O gün, başımda bir sürü şey vardı; işler, yapmam gerekenler… Ama bir anda gözüm arabamın kaputuna takıldı. Kısacık bir süre önce aldığım, henüz yeni sayılabilecek bir arabam vardı. İçimden bir ses, “Bu araba çok güzel” diyordu ama kaputunda bir çizik vardı. Tam olarak nerede olduğunu fark ettiğimde, sadece birkaç santimetreydi ama beni o kadar üzmüştü ki, o küçük çizik bana büyük bir hayal kırıklığı gibi gelmişti.
Boya Meselesi
Evet, biliyorum, basit bir çizik. Ama işte o kadar kırılgan bir insandım o gün. O çizik, arabamın ilk “gösterişi” gibi gelmişti. Sanki her şeyin ilk adımı kadar önemliydi. Gittim, içimden bir şekilde düzeltilmesi gerektiğini düşündüm. “Kaputa lokal boya yapılır mı?” diye sordum, ama cevabı bulmak o kadar kolay olmadı.
Geriye dönüp bakınca, her şeyin bir çözümü olmalıydı değil mi? Kaputun üst kısmı, sanki “tamir edilemez bir yara” gibi geliyordu. Hem üzülüyordum, hem de o kadar basit bir çizik için neden bu kadar büyük bir sorun yapıyordum, onu da bilmiyordum. “Belki biraz boya dökülür, belki de bir şey olmaz” diye düşündüm. Fakat “belki”lerle bir şeyin düzelmeyeceğini çok iyi biliyorum.
Tamir Arayışındaki İçsel Çatışma
Arabamın başında, o sabah saatlerinde kafamda binbir düşünce vardı. Çizik için bir çözüm bulmak uğruna yaptığım bu minik yolculuk bana, insanın her şeyde “mükemmel” olma çabasını da hatırlatıyordu. Yani evet, o çizik, sadece bir estetik kayıp değildi; biraz da karakterdi aslında. Hem “bunu” kabullenmek, hem de “bunu” düzeltmek istiyordum. Bir yanda, her şeyin mükemmel olmasını isteyen içimdeki “mühendis” vardı, diğer tarafta ise hayatın aslında “kusurlarla” güzel olduğunu hisseden, duygusal olan ben.
Yavaşça bir oto boyacısının dükkanına girdim. Kapıyı açtım, “Kaputa lokal boya yapılır mı?” diye sordum. Bir anlığına gözlerim o kadar korkakça bakıyordu ki, sanki biri bana hep en doğru cevabı verecekmiş gibi hissediyordum. Ama asıl önemli olan, bir “çizik” yüzünden bu kadar kaybolduğumdu. Boyacı gözlüklerini taktı, bana kısa bir bakış attı ve sonra “Yapılır tabii” dedi. Yalnızca bu kadar basit bir cevap, içimdeki karmaşayı bir anlığına dindirdi. Evet, bir şey yapılabilir, ama yaptırmalı mıydım? Ne kadar önemliydi bu çizik, aslında ben ona bu kadar takılmalı mıydım?
Yavaşça Anlamaya Başladım
O gün boyunca bir şey daha fark ettim: Herkesin çizikleri vardı. Arabalarda, hayatlarında, belki de ruhlarında. Küçük, büyük, derin ya da yüzeysel… O çizik beni, aslında kendi içimdeki kırılganlıkla yüzleştirdi. Hayatımda belki de ben de bir yerlere “dokunulmaz” bir şey bırakma arayışı içinde olmaktan ötürü, bu kadar takılıyordum. Kaputumdaki çizik, hayatın mükemmel olmamıza izin vermediğini, bizlere bazen “kusurlar” eklediğini bana hatırlatıyordu.
Dükkan sahibinin yanına tekrar gittim. Ama bu sefer sorum farklıydı: “Bu çizik önemli değil mi?” diye sordum. “Bazen öyledir,” dedi, “Bir yerleri değiştirir, iyileştirirsiniz. Ama her zaman mükemmel olamaz. Her şeyde biraz iz vardır, hayat da böyle.” O anda fark ettim ki, aslında o çizik, sadece arabama ait değil. Hepimizde biraz “yara” vardır, ama onlara da bir şekilde alışmayı öğreniriz. Yine de iyileştirmeye çalışırız.
Sonuçta Ne Oldu?
O gün sonunda, arabama hiç boya yaptırmadım. Çizik hala orada, ama bu çizik bana biraz da hayatı öğretiyor. Mükemmel olma çabamı, biraz daha hafifletiyor. Bu küçük ama anlamlı an, bana şunu hatırlatıyor: Hayatta her şeyin kusursuz olmasına gerek yok, yeter ki yaşamaya değer kılacak şeyler olsun.
“Kaputa lokal boya yapılır mı?” sorusunun cevabı kesin: Evet, yapılabilir. Ama bazen, o çiziklerin bırakılması, bazen de olduğu gibi kabullenilmesi, aslında daha değerli olabilir. Hayatta da olduğu gibi.